Büyük Dua Hazinem – Kuran’ı Kerim’den Peygamberlerin Duaları ve Tüm Dualar

Kuran’ı Kerim’de geçen Dualar, Peygamberlerin yapmış olduğu dualar ve hadis’i şerifeler doğrultusunda tertiplemiş olduğum bir hazine şeklini aldığını düşündüğüm okuyanlara şifa ve afiyet vereceğine inandığım (Büyük Dua Hazinem)

 

Okunuşu: “Bismillahirrahmânirrahîm. Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.”

 

Anlamı: Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla.  Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O, rahmândır ve rahîmdir. Ceza gününün mâlikidir. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

 

Okunuşu: “…Eûzu billâhi en ekûne minel câhilîn.”

Anlamı: “…Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.”

Okunuşu: “Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entessemiy’ul’aliym.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.”

“Rabbenâ vec’alnâ müslimeyni leke ve min zürriyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb’aleynâ inneke entettevvâbürrahıym.”

 

Anlamı: “Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ âtina fiyddünyâ haseneten ve fiyl’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ efrig aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”

 

Okunuşu: “Rabbenâ lâ tü’âhıznâ in nesiynâ ev ahta’nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil ‘aleynâ ısran kemâ hameltehu ‘alelleziyne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bihî, va’fü ‘annâ vağfir lenâ, verhamnâ ente mevlânâ fansurnâ ‘alel kavmil kâfiriyn.”

 

Anlamı: “…Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”

 

Okunuşu: “Rabbenâ lâ tüzığ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledünke rahmeten, inneke entel vehhâb.”

Anlamı: “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ lâ tec’alnâ ma’al kavmiz zâlimiyn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ efriğ ‘aleynâ sabren ve teveffenâ müslimiyn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.”

 

Okunuşu: “…Ente veliyyunâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrul gâfirîn.”

 

Anlamı: “…Sen bizim sahibimizsin, bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin!”

 

Okunuşu: “Vektub lenâ fî hâzihid dunyâ haseneten ve fîl âhırati innâ hudnâ ileyk…”

 

Anlamı: “Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük…”

 

Okunuşu: “Fe kâlû alâllâhi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn.”

 

Anlamı: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!”

 

Okunuşu: “…Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm.”

Anlamı: “…O’nun yürümesi ve durması Allah’ın adıyladır. Rabbim bağışlar ve merhamet eder.”

 

Okunuşu: “Rabbi innî eûzu bike en es’eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn.”

 

Anlamı: “…Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyanat uğrayanlardan olurum.”

 

Okunuşu:  “…Ve mâ tevfîkî illâ billâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb.”

Anlamı: “…Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben yalnızca O’na dayandım ve ancak O’na döneceğim”

 

Okunuşu:  “…Teveffenî muslimen ve elhıknî bis sâlihîn.”

Anlamı: “…(Ey Rabbim!) Beni müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!”

 

Okunuşu: “Rabbic’alnî mukîmes salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâi.”

Anlamı: “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!”

 

Okunuşu: “Rabbenâgfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb.”

Anlamı: “Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!”

 

Okunuşu: “…Rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.”

Anlamı: “…Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!”

 

Okunuşu: “…Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ.”

Anlamı: “…Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ.”

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.”

 

Okunuşu:…Asâ en yehdiyeni rabbî li akrabe min hâzâ raşedâ.”

Anlamı: “…Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır.”

 

Okunuşu: “…Rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî.”

Anlamı: “…Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz. Ki sözümü anlasınlar.”

 

Okunuşu: “…Rabbi zidnî ılmâ.”

Anlamı: “…Rabbim, ilmimi artır.”

 

Okunuşu: “…Ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn.”

Anlamı: “…Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin.”

 

Okunuşu: “…Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.”

Anlamı:  “…Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.”

 

Okunuşu: “…Rabbinsurnî bimâ kezzebûni.”

Anlamı: “…Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!”

 

Okunuşu: “…Rabbi enzilnî munzelen mubâraken ve ente hayrul munzilîn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın.”

 

Okunuşu: “…Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûni.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.”

 

Okunuşu: “..Rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!”

 

Okunuşu: “..Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ.”

 

Anlamı: “…Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!”

 

Okunuşu: “Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn. Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn. Vec’alnî min veraseti cennetin naîm.”

 

Anlamı: “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.”

 

Okunuşu: “…Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”

 

Okunuşu: “…Rabbi innî zalemtu nefsî fagfirlî…”

Anlamı: “… Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla…”

 

Okunuşu: “…Rabbi neccinî minel kavmiz zâlimîn.”

Anlamı: “… Rabbim! Beni zalimler güruhundan kurtar.”

 

Okunuşu: “…Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.”

Anlamı: “…Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım.”

 

Okunuşu: “…Rabbi heb lî mines sâlihîn.”

“Ey Rabbim! Bana sâlihlerden (bir oğul) ihsan et!”

Okunuşu: “…Rabbenâ vesi’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen fagfir lillezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbel cahîmRabbenâ ve edhilhum cennâti adninilletî vaadtehum ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim inneke entel azîzul hakîm.”

 

Anlamı: “… Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vâdettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz azîz ve hakîm olan sensin!”

 

Okunuşu: “…Subhânellezî sahhara lenâ hâzâ ve mâ kunnâ lehu mukrinînVe innâ ilâ rabbinâ le munkalibûn.”

 

Anlamı: “…Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.”

 

Okunuşu: “…Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn.”

Anlamı: “…Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.”

 

Okunuşu: “..Rabbenâgfir lenâ ve li ihvâninâllezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec’al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.”

 

Anlamı: “…Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”

 

Okunuşu: “..Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr. Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.”

 

Anlamı:  “…Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır. Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.”

 

Okunuşu: “…Rabbenâ etmim lenâ nûranâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr.”

 

Anlamı: “…Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin.”

 

Okunuşu: “Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûnVe mâ huve illâ zikrun lil âlemîn.”

Anlamı: “O inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler. Oysa o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.”

 

Okunuşu: Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ.”

 

Anlamı: “Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helâkini arttır.”

 

Şifa Âyetleri (Hastalara Okunacak Dualar)

 

Okunuşu: …Ve yeşfi sudûre kavmin mu’minîn.”

Anlamı: “Allah, mümin bir topluluğun kalplerine şifa versin/gönüllerini ferahlatsın!” (et-Tevbe, 14)

 

Okunuşu: …Ve şifâun limâ fîs sudûr…”
Anlamı: “…Gönüllerdeki dertlere şifâdır…” (Yûnus, 57)

 

Okunuşu: …Yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhu fîhi şifâun lin nâs…”

Anlamı: “…Onların (arıların) karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır…” (en-Nahl, 69)

 

Okunuşu: Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîn…”

Anlamı: “Biz, Kur’ân’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifâ ve rahmettir…” (el-İsrâ, 82)

Okunuşu: “Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn.”
Anlamı: “Hastalandığım zaman bana şifâ veren O’dur.” (eş-Şuarâ, 80)

Okunuşu: …Kul huve lillezîne âmenû huden ve şifâ’…”

Anlamı: “…De ki: O, (Kur’ân) inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifâdır…” (Fussılet, 44)

 

HADİSLERDE GEÇEN DUALAR

 

“Allâh’ım! Sen’in gazabından rızâna, azâbından affına ve Sen’den yine Sana sığınırım!…”

 

Okunuşu: “Allahümme einnî ala zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetik”

 

Anlamı: “Allah’ım! Seni zikretmek, nimetlerine şükretmek ve sana en güzel biçimde ibadet etmek konusunda bana yardım et.”

 

Okunuşu: “Allahümme innî es’elüke rahmeten min indike tehdi bihâ kalbi ve tecmau bihâ emri ve telümmü bihâ şa’sî ve tuslihu bihâ gâibî ve terfeu bihâ şâhidî ve tüzekki bihâ amelî ve tülhimünî bihâ rüşdî ve terüddü bihâ halfetî ve ta’sımunî bihâ min külli sûin.

Allahümme e’dınî îmânen ve yakınen leyse beğdehu küfrun ve rameten enelü bihe şerafe kerametike fi’ddünya vel âhirah.”

Anlamı:  “Allâh’ım! Sen’den, katından vereceğin öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime hidâyet, işlerime nizâm, dağınıklığıma tertip, içime kâmil îman, dışıma amel-i sâlih, amellerime temizlik ve ihlâs ver, rızâna uygun istikâmeti ilhâm et, ülfet edeceğim dostumu lûtfet ve beni her türlü kötülüklerden koru!

Allâh’ım, bana öyle bir îman, öyle bir yakîn ver ki, artık bir daha küfür (ihtimâli) kalmasın. Öyle bir rahmet ver ki, onunla, dünya ve âhirette Sen’in nazarında kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım.” 

 

Okunuşu: “Yâ Mukallibel Kulûbi Sebbit Kalbî ‘Alâ Dînik(e)”

 

Anlamı: “Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allâh’ım! Benim kalbimi dîninde sâbit kıl!”

 

Okunuşu: “Allahümme innî es’elükel-hüdâ ve’t-tüka ve’l-‘afafe ve’l-ğınâ”

 

Anlamı: “Allahım! Senden hidâyet, takvâ,  iffet ve gönül zenginliği isterim.” 

 

Okunuşu: “Allahumme Rebbe hazihi’d-da’veti’t-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh.”

 

Anlamı: «Ey bu eksiksiz dâvetin ve kılınan namazın Rabbi! Hazret-i Muhammed -aleyhissalâtü vesselâm-’a Vesîle’yi ve fazîleti ver. O’nu va’dettiğin Makâm-ı Mahmûd’a ulaştır!»

 

Okunuşu: “Allâhümmec’al fî kalbî nûrâ ve fî basarî nûrâ, ve fî sem’î nûrâ ve ‘an yemînî nûrâ ve ‘an yesârî nûrâ ve fevkî nûrâ ve tahtî nûrâ ve emâmî nûrâ ve halfî nûrâ, vec’allî nûrâ.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Kalbime büyük bir nûr ver; gözüme bir nûr, kulağıma bir nûr ver; sağıma bir nûr, soluma bir nûr ver; üstüme bir nûr, altıma bir nûr ver; önüme bir nûr, arkama bir nûr ver; bana büyük bir nûr ihsân eyle!” 

 

Okunuşu: “Allahümme innî es’eluke hubbeke ve hubbe men yuhibbuke ve’l-amele’l-lezi yübelliğuni hubbeke. Allahummec’al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mine’l- mâil bârid.”

 

Anlamı: “Allahım! Senden seni sevmeyi, seni sevenleri sevmeyi ve senin sevgine ulaştıracak amelleri sevmeyi dilerim. Allahım! Senin sevgini bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha ileri kıl!”

 

Okunuşu: Allâhümme innî es’elüke min hayri mâ seeleke minhü nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve sellem. Ve neûzü bike min şerri mesteâzeke minhü nebiyyüke Muhammedün sallallahu aleyhi ve sellem. Ve ente’l–müsteân, ve aleyke’l–belâğ, ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâh”

 

Anlamı: “Allahım! Peygamber’in Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in senden dilediği hayırları ben de dilerim. Peygamber’in Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in sana sığındığı şerlerden biz de sana sığınırız. Yardım ancak senden beklenir. İnsanı dünya ve âhirette muradına ulaştıracak sensin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir. ”

 

 

Okunuşu: “Allâhümmekfinî bihelâlike an harâmik, ve ağninî bifazlike ammen sivâk.”

 

Anlamı: “Allahım! Bana helâl rızık nasib ederek haramlardan koru! Lutfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” 

 

Okunuşu: “Allahummağfirli verhamni vehdini ve afıni verzukni”

Anlamı: “Allahım, beni bağışla, bana merhamet et, rızânı kazandıracak işler yaptır, bana âfiyet ve hayırlı rızık ver.”  

 

Okunuşu: “Allahümme ya musarrifel-kulubi sarrif kulubena ala taatike”

 

Anlamı: “Ey kalpleri yönlendiren Allahım! Kalplerimizi sana itaate yönelt!” 

 

Okunuşu: “Allahümme Fe eyyüme mü’minin sebebtühü fecal zelike lehü gurbeten ileyke yevme’l kıyameti”

 

Anlamı: “Yâ Rabb! Ben hangi bir mü’mine onu üzecek ve gönlüne ağır gelecek bir söz söylemişsem kıyamet gününde o sözü onun için Sana kurbiyyet eyle; yani o sözden müteessir olduğu kadar onu sana yaklaştır.” 

 

Anlamı: “Allahım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım âhiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et!” 

 

Okunuşu: “Allahümme inni es’elükel hüda vessedede”

Anlamı: “Allahım! Senden beni doğru yola iletmeni ve o yolda başarılı kılmanı niyâz ederim.”

 

Okunuşu: “Allâhümme innî eûzü bike mine’l-aczi ve’l-keseli ve’l-cübni ve’l-heremi ve’l-buhli ve eûzü bike min azâbi’l-kabri. Ve eûzü bike min fitnetil mehya vel’memeti”

Anlamı: “Allahım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım. Kabir azâbından sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allahım! Ben kendime çok zulmettim. Günahları bağışlayacak ise yalnız sensin. Öyleyse tükenmez lutfunla beni bağışla, bana merhamet et. Çünkü affı sonsuz, merhameti nihayetsiz olan yalnız sensin.”

 

nlamı: “Allahım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım işlerin şerrinden sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.” 

 

Anlamı: “Allahım! Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla! Allahım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim. Allahım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senin gücün her şeye yeter.” 

 

Anlamı: “Allahım! Verdiğin nimetin yok olup gitmesinden, lutfettiğin âfiyetin bozulmasından, ansızın vereceğin cezâdan ve senin gazabını üzerime çekecek her şeyden sana sığınırım”

 

Anlamı: “Allahım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve kabir azâbından sana sığınırım. Allahım! Nefsime takvâ nasip et ve onu her türlü günahtan temizle; onu en iyi temizleyecek sensin. Ona yardım edip eğitecek sadece sensin.” 

 

Anlamı: “Allahım! Faydasız ilimden, ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Kitabın ile hükmettim. Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim, açığa vurduğum ve senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senden başka ilâh yoktur.”

 

Anlamı: “Allahım! Cehennem fitnesinden, cehennem azâbından, zenginliğin ve fakirliğin şerrinden sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allahım! Kötü ahlâklı olmaktan, fena işler yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allahım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım.”

 

Anlamı: “Allahım! Alaca hastalığından, akıl rahatsızlığından, cüzzâm illetinden ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.” 

 

Anlamı: “Allahım! Beni senin doğru yoluna ilet! Nefsimin şerrinden beni koru!”

 

Anlamı: “Allahım! Açlıktan sana sığınırım; o insanı avucunun içine alan ne fena bir haldir. Emanete ihânetten de sana sığınırım; o ne kötü bir huy ve tabiattır. ”

 

Anlamı: “Allahım! Senin rahmetini kazandıracak, bağışlamanı sağlayacak işler yapmayı, her türlü günahtan uzak durmayı, bütün iyilikleri işlemeyi, cennete kavuşup cehennemden kurtulmayı nasip etmeni niyâz ediyorum.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptın, ahlâkımı da güzelleştir.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Kötü ahlâktan, nefsânî arzulardan, kötü işlerden ve ayıp şeylerden beni uzaklaştır.” 

 

Anlamı:  “Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve nefsimi (her türlü kötü şeylerden) temizle, Sen temizleyenlerin en hayırlısısın. Sen nefsimin dostu ve mevlasısın.” 

 

Anlamı:  “Allah’ım! Bütün işlerimin sonucunu güzel eyle, beni dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından koru.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Senden hayırlı olan işleri yapmayı, aklın ve dinin çirkin gördüğü şeyleri terk etmeyi ve fakirlerin sevgisini istiyorum.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Bana öğrettiğin şeyleri hakkımda faydalı eyle, bana fayda verecek şeyleri öğret, beni, bana fayda verecek ilim ile nasiplendir.” 

 

Anlamı: “Sabahın aydınlığını var eden, geceyi dinlenme vakti yapan, güneşi ve ayı hesap vasıtası yapan Allah’ım! Bana borçlarımı ödemeyi ihsan eyle, benden fakirliği gider, kulağımı, gözümü ve kuvvetimi Senin yolunda kullanmayı nasip eyle.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıklarımızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Hatalarımı kar ve soğuk su ile temizle, kalbimi hatalardan beyaz elbiseleri kirlerden temizlediğin gibi temizle, benimle günahlarımın arasını doğu ile batı arası kadar uzaklaştır.”

 

Anlamı: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur, sâdece O vardır. O tektir ve şerîki (ortağı) yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye kâdirdir/her şeye gücü yeter. Allah’ım! Sen’in verdiğine mâni olacak yoktur, Sen’in menettiğini de verecek yoktur. Servet sâhiplerine Sen’in katında malları fayda vermez. (Ancak amel-i sâlihlerinden fayda görürler.)”

Anlamı: “Allah’ım! Benim hatâlarımı, cehâletle yaptıklarımı, işlerimde haddi aşmamı ve benden daha iyi bildiğin kusurlarımı mağfiret eyle! Allah’ım benim lâtîfelerimi, ciddiyetimi, hatâen yaptıklarımı ve kasten yaptıklarımı mağfiret eyle! Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim.”

 

Her kim günde yüz kere:
Anlamı: “Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur, sâdece O vardır. O tektir ve şerîki (ortağı) yoktur. Mülk O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye kâdirdir/her şeye gücü yeter.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, yaşlılığın getirdiği tâkatsizlik ve bunaklıktan, kasvetten (katı kalplilikten), gafletten, yokluktan, zilletten, mal ve hayır azlığından, meskenetten (kötü hâlden) Sana sığınırım. Nefsin doymak bilmeyen ihtiyaç hissinden, küfürden, fâsıklıktan, hakka muhâlefetten ve ayrılıktan, nifaktan, süm’adan (amelleri insanların duyması için yapmaktan), riyâdan Sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, barastan ve her türlü kötü ve müzmin hastalıklardan Sana sığınırım.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim, günahları ancak Sen bağışlarsın, beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et, şüphesiz Sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.”

 

Anlamı: «Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Sen’den başka ibâdete lâyık ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum. Ezelde Sana verdiğim sözümde ve vaadimde hâlâ gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lutfettiğin nîmetleri yüce huzûrunda minnetle anar, günâhımı îtirâf ederim. Beni affet, şüphe yok ki günahları Sen’den başka affedecek yoktur.»

 

Anlamı: “Allah’ım! Kabir azâbından sana sığınırım. Cehennem azâbından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Deccâlin fitnelerinden sana sığınırım.” 

 

Anlamı: “Allahım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Erzel-i ömre bırakılmaktan sana sığınırım, dünyâ fitnesinden: Yani Deccal fitnesinden sana sığınırım, kabir azâbından sana sığınırım.” 

 

Anlamı: “Allahım, tenbellikten, bunaklık vâkî olacak derecede ihtiyarlıktan, ihtiyarlık çöküntüsünden, ma’sıyet mahallerinde bulunmakdan, borçluluktan, kabir fitnesinden, kabir azâbından, cehennemin fitnesinden, cehennemin azâbından ve zenginlik fitnesinden sana sığınırım. Fakîrliğin fitnesinden de sana sığınırım. el-Mesîhu’d-Deccâl’in fitnesinden de Sana sığınırım. Allah’ım hatâlarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Beyaz bir elbiseyi kirlerden temizlediğin gibi kalbimi de hatâlardan temizle. Benimle hatâlarımın arasını, maşrıkla mağribin arasını uzak kıldığın gibi uzak kıl.”

 

Anlamı: “Ya Rabb! Senin îzzet ve kudretine sığınırım ki, senden başka hiç bir ilâh yoktur. Ve sen ölmezsin. Cin ve insanlar ise ölürler.” 

 

Anlamı: «Allah’tan başka ilâh yok, yalnız O vardır. Şerîki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd de O’na mahsustur ve O, her şeye kâdirdir. Allah’a hamdeder, Allah’ı tesbîh ederim. Allah’tan başka ilâh yok ve Allah en büyüktür, Allah’a dayanmaktan başka kuvvet, kudret yoktur.» «Ey Rabbim beni mağfiret et

 

“Bütün şeytanlardan ve bütün muzır şeylerden ve her bir isabet edici gözden Allah’ın tam kelimeleriyle (Kelâmullah ile, tam, kâmil, şâfî ve fâideli olan kelimeleriyle) Allah’a sığınırım.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Hidayet ettiğin kimselerle birlikte bana da hidayet et, âfiyet verdiğin kimselerle birlikte bana da âfiyet ver, yüz çevirdiğin kimselerden benim de yüz çevirmemi nasip et, bana verdiğin nimetleri bereketli kıl, hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru, şüphesiz hükmü Sen veriyorsun, Sana karşı hüküm verilemez. Şüphesiz ki Senin dost edindiğin kimseler rezil olmaz Sen, eksikliklerden münezzehsin ve şanı yüce olansın.” 

 

Anlamı: “Allah’ım! Gizli olarak işlediğim günahlarımı, açıktan işlediğim günahlarımı, hatâen işlediğim ve bilerek yaptığım günahlarımı, bildiğim ve bilmediğim bütün günahlarımı bağışla.

 

Anlamı: “Allah’ım! Bilerek ve hata ile işlediğim günahlarımı bağışla. Allah’ım! Bana işlerin ve ahlâkın en iyisini nasip et. İşlerin ve ahlâkın en iyisini ancak sen nasip edersin, kötüsünden de ancak sen alıkoyarsın.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Senden düzgün bir yaşantı, temiz bir ölüm ve rezil rüsva olmadan Sana dönebilmeyi istiyorum.” 

 

Anlamı: “Allâh’ım! Sen’in gazâbından Sen’in rızâna sığınırım. İkâbından affına sığınırım! Allâh’ım başka değil, Sen’den yine Sana sığınırım. Sen’i hakkıyla senâ etmekten âcizim. Sen Yüce Zâtını nasıl senâ ettiysen öylesin!” 

 

«Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!»

 

 

 

 

PEYGAMBERLERİN DUALARI

 

Okunuşu: “…Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).”

 

Anlamı: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyân edenlerden oluruz.”

 

Okunuşu: “…Rabbi innî eûzu bike en es’eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn.”

 

Anlamı: “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum.”

 

Okunuşu: “Rabbenâ vec’alnâ müslimeyni leke ve min zürriyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb’aleynâ inneke entettevvâbürrahıym.”

 

Anlamı: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”

 

Okunuşu: “Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).”

 

Anlamı: “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir Peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

 

Okunuşu: “Rabbic’alnî mukîmes salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâi.”

 

Anlamı: “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”

 

Okunuşu: “Rabbenâgfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb.”

 

Anlamı: “Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün, beni ana-babamı ve mü’minleri bağışla!”

 

Okunuşu: “Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn. Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn. Vec’alnî min veraseti cennetin naîm.”

 

Anlamı: “Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl. Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.”

 

Okunuşu: “..Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr. Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.”

 

Anlamı: “…Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır. Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.”

Okunuşu: “…Ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn.”

 

Anlamı: “…Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin.” 

 

Okunuşu: “…Rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî.”

Anlamı: “…Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz. Ki sözümü anlasınlar.”

 

Okunuşu: “…Rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn.”

Anlamı: “…Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”

 

Okunuşu: Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).”

 

Anlamı: “ Zünnûn’u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.”

 

Okunuşu: “Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbeh(rabbehu), kâle rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeh(tayyibeten), inneke semîud duâ’(duâi).”

 

Anlamı: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin.”

 

Okunuşu: “…Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.”

 

Anlamı: “…Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.”

 

Okunuşu: “…Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ.”

Anlamı: “…Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.

 

Okunuşu: “…Allâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’(teşâu, bi yedikel hayr(hayru), inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun). Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın).”

 

Anlamı: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.”  

 

 

Allah’ım! Kalbime büyük bir nûr ver; gözüme bir nûr, kulağıma bir nûr ver; sağıma bir nûr, soluma bir nûr ver; üstüme bir nûr, altıma bir nûr ver; önüme bir nûr, arkama bir nûr ver; bana büyük bir nûr ihsân eyle!”

 

 

 

ALLAHIN 99 İSMİ ARAPÇA TÜRKÇE OKUNUŞU ANLAMLARI! ESMAÜL HÜSNA…

1- Allah(C.C.): “Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı.”
2- Er-Rahmân: “Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.”
3- Er-Rahîm: “Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.”
4- El-Melik: “Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.”
5- El-Kuddûs: “Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan.”
6- Es-Selâm: “Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.”
7- El-Mü’min: “Güven veren, emin kılan, koruyan.”
8- El-Müheymin: “Her şeyi görüp gözeten.”
9- El-Azîz: “İzzet sahibi, her şeye galip olan.”
10- El-Cebbâr: “Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.”
11- El-Mütekebbir: “Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.”
12- El-Hâlık: “Yaratan, yoktan var eden.”
13- El-Bâri: “Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.”
14- El-Musavvir: ”Varlıklara şekil veren.”
15- El-Gaffâr: “Günahları örten ve çok mağfiret eden.”

16- El-Kahhâr: “Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.”
17- El-Vehhâb: “Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.”
18- Er-Rezzâk: “Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.”
19- El-Fettâh: “Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. ”
20- El-Alîm: “Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.”
21- El-Kâbıd: “Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.”
22- El-Bâsıt: “Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.”
23- El-Hâfıd: “Dereceleri alçaltan”
24- Er-Râfi: “Şeref verip yükselten.”
25- El-Mu’ız: “Dilediğini aziz eden, izzet veren.”
26- El-Müzil: “Dilediğini zillete düşüren.”
27- Es-Semi: “Her şeyi en iyi işiten.”
28- El-Basîr: “Gizli açık, her şeyi en iyi gören.”
29- El-Hakem: “Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.”
30- El-Adl: “Mutlak adil, çok adaletli.”

31- El-Latîf: “Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.”
32- El-Habîr: “Olmuş olacak her şeyden haberdar.”
33- El-Halîm: “Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.”
34- El-Azîm: “Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.”
35- El-Gafûr: “Affı, mağfireti bol.”
36- Eş-Şekûr: “Az amele, çok sevap veren.”
37- El-Aliyy: “Yüceler yücesi, çok yüce.”
38- El-Kebîr: “Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.”
39- El-Hafîz: “Her şeyi koruyucu olan.”
40- El-Mukît: “Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.”
41- El-Hasîb: “Kulların hesabını en iyi gören.”
42- El-Celîl: “Celal ve azamet sahibi olan.”
43- El-Kerîm: “Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.”
44- Er-Rakîb: “Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.”
45- El-Mucîb: “Duaları, istekleri kabul eden”.

46- El-Vâsi: “Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'”
47- El-Hakîm: “Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.”
48- El-Vedûd: “Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.”
49- El-Mecîd: “Her türlü övgüye layık bulunan.”
50- El-Bâis: “Ölüleri dirilten.”
51- Eş-Şehîd: “Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.”
52- El-Hakk: “Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.”
53- El-Vekîl: “Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.”
54- El-Kaviyy: “Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.”
55- El-Metîn: “Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.”
56- El-Veliyy: “İnananların dostu, onları sevip yardım eden.”
57- El-Hamîd: “Her türlü hamd ve senaya layık olan.”
58- El-Muhsî: “Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.”
59- El-Mübdi: “Maddesiz, örneksiz yaratan.”
60- El-Muîd: ”Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.”

61- El-Muhyî: “İhya eden, dirilten, can veren.”
62- El-Mümît: “Her canlıya ölümü tattıran.”
63- El-Hayy: “Ezeli ve ebedi hayat sahibi.”
64- El-Kayyûm: ‘Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.”
65- El-Vâcid: “Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.”
66- El-Macîd: “Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.”
67- El-Vâhid: “Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.”
68- Es-Samed: “Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.”
69- El-Kâdir: “Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.”
70- El-Muktedir: “Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.”
71- El-Mukaddim: “Dilediğini, öne alan, yükselten.”
72- El-Muahhir: “Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.”
73- El-Evvel: “Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.”
74- El-Âhir: “Varlığının sonu olmayan.”
75- El-Zâhir: “Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. ”

76- El-Bâtın: “Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. ”
77- El-Vâlî: “Bütün kainatı idare eden.”
78- El-Müteâlî: “Son derece yüce olan.”
79- El-Berr: “İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.”
80- Et-Tevvâb: “Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.”
81- El-Müntekim: “Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.”
82- El-Afüvv: “Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.”
83- Er-Raûf: “Çok merhametli, pek şefkatli.”
84- Mâlik-ül Mülk: “Mülkün, her varlığın sahibi.”
85- Zül-Celâli vel ikrâm: “Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.”
86- El-Muksit: “Her işi birbirine uygun yapan.”
87- El-Câmi: “Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan.”
88- El-Ganiyy: “Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.”
89- El-Mugnî: “Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.”
90- El-Mâni“Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.”
91- Ed-Dârr: “Elem, zarar verenleri yaratan.”
92- En-Nâfi“Fayda veren şeyleri yaratan.”
93- En-Nûr: “Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.”
94- El-Hâdî: “Hidayet veren.”
95- El-Bedî: “Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.”
96- El-Bâkî: ”Daimi, ölümsüz, ebedi olan.”
97- El-Vâris: “Her şeyin asıl sahibi olan.”
98- Er-Reşîd: “İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.  ”
99- Es-Sabûr: “Ceza vermede acele etmeyen.”

 

SALÂT-I TEFRÎCİYYE (NÂRİYE) DUASI

 

Okunuşu: “Allahumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ-seyyidina Muhammedin ellezi tenhallü bihi’l ‘ukadu ve tenfericu bihi’l-kürabu ve tukdâ bihi’l-havâicu ve tünâlü bihi’r-rağâibu ve husnu’l-havâtimi ve yusteska’l-ğamâmu bi-vechihi’l-kerîmi ve ‘alâ âlihi ve sahbihi fî-külli lemhatin ve nefesin bi-‘adedi külli ma’lûmin lek.”

 

Anlamı: “Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e kâmil bir salât ile salât ve selâm eyle! O öyle bir zâttır ki, kendisiyle düğümler çözülür, sıkıntılar kolaylaşır, ihtiyaçlar hallolur, arzulara kavuşulur ve güzel sonuçlara ulaşılır. Kendisinin yüzü suyu hürmetine yağmur istenir. Her göz açıp kapamada ve her nefeste tarafından bilinen varlıklar sayısınca O’nun âline ve ashâbına da salât ve selâm olsun”

 

 

 

Leave a comment

* - Required fields