Dua Ayetleri Faziletleri

Dua Ayetleri

Kuran’ı Kerim her zaman söylediğim gibi şifadır. Duaların faziletlerini tesirlerini görmememiz için hiç bir sebeb yok, sadece bir tek şart var; O da gerçekten inanmak.




Ey Rabbim, (mü’minleri) yarlığa, esirge. Sen acıyanlarn en hayırlısısın.

Bu âyette Mevlâdan, bağışlanma, korunma ve esirgenme istenmektedir. Çünkü bağışlayan, esirgeyen ve merhamet edicilerin en hayırlısı O’dur. O’ndan başka bağışlayan ve esirgeyen yoktur. Lütuf ve kerem sahibi ancak O’dur.

Yâ Rabbi, o fesadcılar güruhuna karşı bana nusret et.

İnsan, bu duâ ile bozgunculara karşı yardım ister. Çünkü bozguncular dünya durdukça duracak, fesadlık yapacak, müslümanları birbirine çatıştıracak. Allah (c.c.) fesat çıkaranları sevmez. inanan kişi fesadlık yapmaz. Yapanlarıda sevmez, işte bu âyetteki duâ böyle süflî adamlarn bozgunculuklarından Hakka sığınmak içindir.

Rabbim, beni o zalimler güruhundan kurtar.

Bu âyetteki duâ zalimlerden kurtulmak içindir, onların şerrinden uzaklaşmak için okunacaktır. Zira Cenab-ı Hak bu düsturu kendisi Kur’an’da bize öğretmiştir. Zalimin zulmü dünyada çok devam etmez. Er geç cezasını çekecektir. Zalime yardım eden de aynen onun gibi ceza çekecektir. “Mazlumun âhı indirir tahtından şahı” denilmitir. Zulmün çok çeşitleri vardır; erkeğin âilesine, babanın evlâdına, âmirin memuruna, iş sahibinin işçisine zulmetmesi gibi. Allah kullarına zerre kadar zulmetmez, zulmedenleri de sevmez. Kesinlikle zulmün karşısındadır.

Ayetel Kürsi

Ayetel Kürsi
Ayetel Kürsi

Türkçe Okunuşu:

Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel Hayyul Kayyûm. Lâ te’huzuhü sinetün velâ nevmün. Lehü mâ fissemâvati vemâ fil ardi. Men zellezî yeşfe’u indehü illâ biiznihi, ya’lemu ma beyne eydîhim ve ma halfehum, velâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihi illâ bimâ şâe, vesi’a kürsiyyühüssemavâti vel arde velâ yeûduhü hifzuhumâ ve hüvel Aliyyül Azîm.

Türkçe Anlamı:

Allah, O bir Allah’dır ki, kendinden başka hiçbir ilâh yoktur. O ezelî ve ebedî hayât ile bizâtihi diridir. Bakidir.

Zât ve kemâl sıfatları ile yaratıkların bütün işlerinde hâkim ve kaimdir. Onu ne bir dalgınlık tutar, ne de bir uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nuhdur. O’nun izni olmadıkça katında kim şefaat edebilir. O bütün varlıkların önlerinde ve arkalarındaki gizli ve âşikâre her şeyini bilir. Onlar ise Allah’ın dilediği kadarından başka, ilâhi ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri çevrelemiş, kaplamıştır. Gökleri ve yeri korumak, gözetmek, O’na zorluk ve ağırlık vermez. O çok yüce, çok büyüktür.

Açıklama:

Peygamberimiz buyuruyor:

“Bir mü’in in bir iş için evden çıkarken âyet el kürsîyi okuyup çıkarsa, yahut uzak bir yere giderse, düşmandan veya hırsızdan korkarsa Cenab-ı Hak bin melek gönderir, her türlü belâ ve âfetlerden muhafaza eder. Kim ki namazın arkasından âyetel kürsîyi okursa bütün musibetlerden emin olur. ” Muradın husulü için okunur, her işe başlanınca okunur.

Âyetel Kürsî, Kur’an âyetlerinin en büyüğüdür. Mübarek duâlardan, en feyizlilerindendir.

Ayetel Kürsi’nin Fazileti

“Allah (O Allah’tır ki) kendinden başka hiçbir ilâh yoktur. Daima diridir. Zâtiyle ve kemâliyle kâimdir. Yarattıklarının her an tedbir ü hıfzında yegâne hâkimdir. Her şey onunla kâimdir. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nun. O’nun izni olmadıkça nezdinde şefaat edecek kimmiş? O, (yarattıklarının) önlerindekini, ar-kalarındakini (yaptıklarını, yapacaklarını, bildiklerini, bilmediklerini, açıkladıklarını, gizlediklerini, dünyalarını, âhiretlerini, hülasa herşeyini) bilir. (Mahlukatı) O’nun ilminden yalnız kendisinin dilediğinden başka hiçbir şeyi (kabil değil) kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri (kucaklamıştır, o kadar) vâsi’dir. Bunların nigehbânlığı O’na ağır da gelmez. O çok yüce, çok büyüktür.“ (42) Bakara, 255




Âyetel Kürsî, âyetler içerisinde en muazzam bir âyettir. Düşmanın şerrinden kurtulmak ve zamanın fitnelerinden sakınmak için okunacak yegâne bir duâdır. Ayrıca bir muradın meydana gelmesi için bir dileğin kabul olması için manevi bir silahtır. Yerde ve gökte olan melekler, bunu okuyanla beraber onlar da okurlar ve kulun muradı istikametinde Cenab-ı Hakka duâ ve niyaz ederler. Hapishanede, çile çekilen yerlerde okunması da tavsiye edilmektedir. Onun için her namaz teşbihinden önce bu Âyetel Kürsî okunmaktadır.

Bakara Sûresi – 127. Ayet
Bakara Sûresi – 127. Ayet

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ tegabbel minnâ. inneke entessemiul alîm.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizden (yaptığımızı) kabul buyur. Şüphesiz sen (bizi hakkıyla) işiten ve bilensin.

Fazileti:

Bu duâ Hz. İbrahim aleyhisselâm tarafından yapılmıştır. O büyük insanın Kur’an yolu ile bize tâlim ettirilen bir hayli duâları vardır. Bu duâyı Beytullah’ın temellerini yerden kaldırdıkları zaman yapmıştır. Bu duâsına oğlu Hz. İsmail de katılmıştır. Oğlunun Hz. İbrahim’e Beytullah’ın yapılmasında büyük yardımları dokunmuştur. Yapının taşını ve çamurunu taşımıştır. Kâbe, daha önceden mevcut bulunan temelleri üzerine kurulmuş ve yükseltilmiştir. Onun için ev yapan kimse bu duâyı okumalı ve kazasız, belâsız evde oturabilmesi için Allah’tan mehil ve kuvvet istemelidir. Bir ev yaparsam kurban keseceğim, diye nezr etmek söz vermek iyi bir şey değildir. Çünkü kendi kendimizi borçlandırmış oluyoruz. Mutlaka verdiğimiz sözü yerine getirmeliyiz.

Türkçe Okunuşu:

Rabbena la tüziğ gulubena ba’de iz hedeytena ve heblena  min ledünke rahmeten inneke entel vehhab.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi (haktan) çevirme! Bize yüce katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen bağışı en bol olansın.

Fazileti:

Gerçek bilginlerin duâsı işte böyle olur. Nasıl ki bir evin temizlenmesi için önce o evin içindeki pislikleri çıkarmak şarttır. Ondan sonra içi güzel temizlenir. Hakiki bilginler de kalblerinde bulunan çeşitli ahlâki pisliklerin çıkarılmasını ve ondan sonra iyi hislerle bezemesini istemişlerdir. Tasavvuf dilinde buna (Tahliye) ve (Tehliye) denir. Yani önceden boşaltma, içerdeki bozuk fikirleri ve niyetleri çıkarma. Sonra da içi iyi hislerle ve güzel duygularla donatma ve güzelleştirme, demektir. Hepimizin görevi bu olmalı ve duâlarımız bu yönde yapılmalıdır. Her mümin bu çeşit duâyı bol bol yapmalıdır. Demek bilginlerin duâları iki esasa dayanmaktadır: Birisi kalblerinin kötüye meyl etmeyip istikamet üzere olmasıdır. İkincisi: Allahdan rahmet ve merhamet istemeleridir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve gınâ azabennâr.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik, âhirette de güzellik ver ve bizi cehennem azabından (ateşinden) koru.

Fazileti:

insanların en önemli duâlarından birisi de bu duâdır. Çünkü bunda hem dünya ve hem de âhiret istekleri mevcuttur. Ne yalnız dünya için ve ne de yalnız âhiret için istemeli, istenecekse her iki dünya için istemeliyiz. Bu duâyı Cenab-ı Hak bize öğretmiş ve böyle duâ edin demek istemiştir. Dünyada sağlık, âfiyet, bol rızık, âhirette cennet, cemal ve cehennem korkusundan korunmak gibi hususlar istenmelidir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâğfirlena zünûbenâ ve israfenâ fî emrinâ ve sebbit egdêmenâ vensurnâ alâl gavmil kâfirîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla. (Savaşta) ayaklarımızı sabit kıl (bize dayanıklılık ver) ve kâfirler güruhuna karşı bize yardım et/zafer ihsan eyle.

Fazileti:

Hak yolunda harbeden kişiler bu çeşit duâ ederler ve etmişlerdir. Bunlar hem maddî alanda bütün çeşitli silâhlara yapışmışlar, düşmana karşı göğüs germişler, ölürsek şehid, yaralanırsak gazi oluruz parolasını savunmuşlar; bununla beraber manevî desteğe muhtaç olduklarını, duâ yapma ihtiyacında bulunduklarını da anlamışlar ve yukarıdaki duâyı defalarca yapmışlardır.

Öyle ise bizler de her çeşit silâhları hazırlayacak ve düşmanın üzerine atılacağız; atılırken, içimizden ve dilimizden de yüce Allah’a sığınacağız ki, iki kanatla düşmana saldırmış olacağız. O zaman zafer inşaallah garantilidir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vettebe’nârrasûle fektübnâ meaşşâhidîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! İndirdiğin (Kitab’)a inandık ve Resûlü’n de peşinden gittik; artık bizi şehâdet edenlerle beraber yaz.

Fazileti:

Bu duâ Hz. İsa’nın seçkin cemaati, Havârîler tarafından yapılmıştır. Onlar imanlarında sağlam ve amellerinde dürüst oldukları için bu ismi almışlardır. İsa aleyhisselâm, yahudilerin îman etmeyeceklerini anlayınca üzülmüş ve kendisine yardımcı istemiştir. Kendisine yardım etmek üzere söz veren bu kişiler ortaya çıkmış ve yukarıdaki duâyı yaparak sözlerini te’yid etmişlerdir, insan insana her zaman muhtaçtır. Bizler birbirimize muhtaç olduğumuzu, karşılıklı yardım yapmakla yükümlü bulunduğumuzu unutmamamız gerekmektedir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ innenâ âmenna fağfirlenâ zünnûbenâ ve ginâ azabennâr.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Biz gerçekten iman ettik, artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından koru.

Fazileti:

Bu duâ, günahlarımızın bağışlanması için yapılmalıdır. Ağlayıp sızlamalı ve çâreler aramalı, gereken zamanlarda ve bilhassa seher vakitlerinde cehennemden kurtulmak için yalvarmalıdır. Yalvaran kulunu Allah sever.




Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ zalemnâ enfüsena ve in lem teğfir lena ve terhamna lenekûnenne minel hasirîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak biz, ziyana uğrayanlardan oluruz.

Fazileti:

Hz. Âdem ile Havva anamızın duâları çok ilginçtir. Kendileri yapmış oldukları hatayı anlamışlar ve Allah’tan bağışlanmalarını istemişlerdir. Çünkü bağışlama ve affetme Allah’a mahsustur. O’nun bağışlamadığı kimse ebediyyen perişandır, insan kusursuz değildir, fakat yaptığı kusuru anlayıp hemen tövbe etmesi lâzımdır. Zira Hz. Âdem’in bu duâsı bize bir kılavuz hükmündedir. Cenab-ı Hakkın Âdem ile Havva’ya “Şu ağaçtan yemeyin.” demesine rağmen onlar aynı ağaçtan yemeleri üzerine hataya düşmüşlerdir. Sonra yaptıkları hatayı anlayıp Allah’a sığınmışlar. Bizler de böyle hallerde hemen Allah’a yalvarmamız ve gereken duâları yapmamız lâzımdır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ ve atina ma ve ad tena alâ rusulike vela tühzina yevmel gıyameh. inneke la tuhliful mîâd.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bize peygamberlerin vasıtasıyla vaadettiğin (sevâb)ı ver, bizi kıyâmet gününde rezil etme! Elbette sen, sözünden asla dönmezsin.

Fazileti:

Akıllı kişilerin son duâları budur. Kıyametin rezaletinden ve dehşetinden kurtulmak istiyorlar. Ayrıca Allah’ın bol lütf u keremine mazhar olmak ve vaad ettiğini dilemek suretiyle duâ ediyorlar. Allah ise, verdiği sözden dönmez.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ innena semi’na münadiyen yünadî lil imâni en âminû birabbiküm fe âmenna rabbenâ fağfirlena zünûbena ve keffir anna seyyietina ve teveffena meal ebrâr.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Gerçekten biz; Rabbinize inanın diye çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al.

Fazileti:

Yine bu duâ da bir önceki duâyı yapan akıllı kişilerin duâsıdır. Bunlar duâlarında üç şey istemişlerdir:
1- Günahlarının bağışlanması,
2- Günahlarının örtülmesi,
3- Ölülerinin iyilerle beraber olmasıdır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ inneke men tüd hilinnera fegad ehzeyteh. ve mâ lizzâlimîne min ensâr

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Elbette sen kimi ateşe sokarsan, şüphesiz onu ‘aşağılık ve perişan edersin. (Küfre, şirke ve âsîliğe saparak azabı hak etmiş) zalimlerin hiçbir yardımcıları yoktur

Fazileti:

Akıllı insanların duâsı böyle olur. Cehenneme girmemek için, âhiretin rezaletinden sakınmak için bu çeşit duâ yapmak çok yerindedir. Bu duâda cesedin azabından ruhun azabının daha fazla olduğuna da işâret vardır. Çünkü âhiretin rezaleti, cesede değil, ruha aittir. Onun için burada rezaletten de Allah’a sığınılmıştır. Bu duâyı sık sık yapmamız çok yerinde olacaktır. Çünkü herbirimizin ahiretteki durumumuz kritiktir. Rezillikle karşılanacak hallerimiz vardır. Bu bakımdan ruhumuz sıkıntı içerisine kalmasın diye Hakka yalvarmalıyız.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ innî eskentü min zürriyyeti bivâdin ğayri zî zer in inde beytikel muharrem Rabbenâ li yugimussalâte fec al ef i deten minennâsi tehvî ileyhim verzughüm minessemerâti leallehüm yeşkürûn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin mukaddes evin (olan Beytullah’ın) yanında, ekinsiz (çorak) bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz! Namazı ikâme etsinler (orada diye böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve onları (çeşitli) meyveler ile rızıklandır ki sana şükretsinler.

Fazileti:

İbrahim aleyhisselâm bir çok duâlarda bulundu. Bir duâsı da budur. İbrahim aleyhisselâm bu duâyı İsmail aleyhisselâmın annesini o ıssız vâdide bıraktığı zaman yapmıştı. Karısı Sare’nin ısrarı üzerine kucağında Hz. İsmail ile birlikte bir kırba su ve bir torba hurma ile Allah’a emanet edip geriye dönüp, geleceği zaman Hacer: “Ya İbrahim, bizi kime bırakıp gidiyorsun?” dediğinde: “Sizi Allah’a emanet ediyorum.” diye cevap verdi. Hacer suyu içti, oğlunu emzirdi. Su bitince Safa ile Merve arasında bir kimse görebilmek ümidiyle koştu. Fakat kimseyi göremedi. Çünkü o zaman oralarda kimseler yoktu. Safa’ya üç çıkış, Merve’den dört iniş yaptı, bir de baktı ki İsmail aleyhisselâmın ayaklarını vurduğu yerden Zemzem suyu çıktı. Etrafını çevirdi ve Allah’a şükretti. Hülâsa, İbrahim aleyhisselâmın duâsı kısa zamanda kabul olundu. Orası bir ilâhî bereket yeri oldu. Bu hususta daha geniş tafsilât tefsirlerde geçiyor, fakat biz bahsi fazla uzatmamak için bu kadarlıkla yetiniyoruz.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ la tec alnâ fitneten lil gavmizzâlimîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Zalim kavm(in zulmüne uğratmak)la bizi imtihan (konusu) yapma!

Fazileti:

Musa aleyhisselâmın kavminin duâsıdır. Bu duâ insanın korku esnasında duâ etmesinin çok büyük tesiri olduğunu gösteriyor. Öyle ise her insanın önce Hakka tam manasiyle tevekkül etmesi, arkasından duâya baş vurması lâzım geliyor. Ancak sıkıntı geldiğinde duâya baş vurup, rahatlık anında duâyı unutmak iyi bir hareket değildir. Allah’a hem genişlik zamanımızda hem de darlık zamanımızda duâ etmemiz gerekiyor.




Türkçe Okunuşu:

Rabbenâfteh beynenâ ve beyne gavminâ bil haggi ve ente hayrul fâtihîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında hak olan ne ise ona hükmet, sen hükmedenlerin en hayırlısısın.

Fazileti:

Bu duâyı Şuayb aleyhisselâm, kavminin küfürde İsrar etmeleri ve iman etmiyeceklerini anlaması üzerine yapmıştır. Onların zulüm hareketlerinden vazgeçmelerini istemiştir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ la tec alnâ meal gavmizzâlimîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuyla beraber bulundurma.

Fazileti:

Bu duâ kötülüklerden uzaklaşmak ve zalimlerle beraber olmamak için yapılır. Zalim insanların Allah’ın nazarında zerre kadar değerleri yoktur. Zulüm kıyametin karanlığı demektir. Zulmedene, başkasının hakkını yiyene zalim denir. Zalimlerin sonu haraptır. Bir millet küfür ile yaşar da zulüm ile yaşamaz.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ âmenna fağfirlenâ verhamnâ ve ente hayrurrâhimîn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.

Fazileti:

Allah’ın merhametine sığınmak için bu duâya devam etmek gerekir. Çünkü bu duâyı bir çok peygamberler yapmışlardır. Hem mağfiret hem rahmet istemek için yapılan duâdır.

Âdem aleyhisselâmla karısı Havva anamız buna benzer duâlarda bulunmuşlardır. Duâlarının sayesinde Cenab-ı Hak onların tövbelerini kabul buyurmuş ve ayrılıklarına son vererek, Arafat’ta Cebel-i Rahmet denen yerde onları birleştirmiştir. Bizler de bu duâya çok devam etmeliyiz. Ancak dünya ve ahiretimiz mamur olur.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ âtina min ledünke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bize tarafından bir rahmet ver ve işimizde bizim için bir kurtuluş yolu (ve başarı) hazırla.

Fazileti:

Bu duâyı ashabı kehf yapmışlardır. Bunlar Rum eşrafından bir kaç delikanlı idi. Hükümdar Dakyanos’un şerrinden Allah’a sığınmışlar ve bu duayı yapmışlardır.  Hükümdarın İsa Peygamberin dininde bulunanları putperest yapmak ve putlara kurban kesmelerini istemesi, kesmeyenleri öldürmesi üzerine firar edip mağaraya girmişler ve orada böylece duâ ve niyazda bulunmuşlardır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâğfirlî ve livalideyye ve lil mü’minîne yevme yegumul hisâb.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği kıyâmet gününde beni, annemi, babamı ve tüm mü’minleri bağışla

Fazileti:

İbrahim aleyhisselâm kendisinin affını, anne ve babasının ve bütün mü’minlerin bağışlanmasını istemiş ve bizlere bu çeşit duâ etmemizi öğiitlemiştir. Kıyamet günü için birbirimize duâ etmemiz lazımdır. Çünkü yalnız kendimize duâ etmemiz geçerli değildir. Kur’an’daki duâlar hep çoğul halindedir. Tek kişi için değil, herkes için duâ etmeliyiz, işte bu duâ bize bir rehberdir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbic alnî mugimessalâti ve min zürriyyeti rabbenâ ve tegabbel duâ’

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbim! Beni ve neslimden (gelenleri) de namazı gereği gibi kılanlardan eyle. Ey Rabbimiz! Duamı kabul buyur.

Fazileti:

Bu duâ da yine İbrahim Peygamber tarafından yapılmıştır. Namaza devam etmemizi ve çocuklarımızın da namazdan lezzet almalarını istiyorsak, bu duayı yapmalıyız.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ inneke te’lemü mâ nuhfî ve mâ nu’lin. Ve mâ yehfa alâllahi min şeyin fil ardi ve la fissemâi.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.

Fazileti:

Bu duâyı İbrahim aleyhisselâm yapmıştı. Her halimizi bilen Allah’a sığınmış ve yalvarmıştı. Kalbimizdeki neş’eyi ve sıkıntıyı sen bilirsin, demek istemişti. Herşeyimiz Allah’a âyandır, O’nun bilmediği hiçbir şey yoktur. İnsanlardan gizlediğimizi O’ndan gizleyemeyiz. Herşeyin yaratıcısı ve koruyucusu O’dur. Gizli ve aşikâr hepsi O’nun bilgisi dahilindedir. Dua ederken bu noktaları bilerek yalvaralım ve isteyelim.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâğfir lena ve li ihvaninellezine sebegûne bil îmâni ve la  tec’al fî gulûbinâ ğıllen lillezine âmenû rabbenâ inneke raufur rahîm.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imanla geçmiş (din) kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde, iman edenler için bir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen pek şefkatlisin, pek merhametlisin.

Fazileti:

Bu duâ, ashabdan sonra gelen mü’minlerin duâsıdır. Onlar imanda kendilerini geçenlere duâ etmişlerdir. Kalblerinde kin ve düşmanlığın bulunmamasını istemişler ve bu hususta Hz. Allah’ın yardımını dilemişlerdir. Bu duâ bizim için bir duâ nümunesidir. Nasıl yalvaracağımızı düşünmiyelim. İşte Kur’an diliyle duâ budur. Bundan daha müessir duâ yoktur.




Türkçe Okunuşu:

Rabbenâkşif annal azabe inna mü’minûn.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıp kaldır. Çünkü biz iman edeceğiz.

Fazileti:

Kıyâmetin dehşeti görülünce, kullar yukardaki duâyı yapacaklar ve “Ya Rab bizden bu azabı kaldır” diye sızlanacaklardır. Görecek oldukları şiddetli dumandan korkacaklar ve ondan kurtulmak için çâre arayacaklardır. Halbuki Peygamberimizi duymuşlar, Kur’an’ın sesini duymuşlar, fakat kendilerine gelmemişler. Belâyı görünce toparlanmışlar, fakat iş işten geçmiştir. Bu duâdaki “duhân” bir kaç manaya geliyor. Kıyametin şiddetli haberini verecek olan dumandır, yahut ta kıtlık sebebiyle dünyayı zindan şeklinde görme belâsıdır. Nitekim Ebu Süfyan, Peygamberimize yalvarmış: “Açlıktan ölüyoruz, dua et de bu açlıktan kurtulalım,” demiş. Resûlullah dua buyurdu. Kıtlık kalktı, bolluk geldi. Fakat sözlerinde durmadılar, gene eskisi gibi kötülüklerine ve küfürlerine devam ettiler.

Türkçe Okunuşu:

Rabbena ve edhılhüm cenneti adninilletî ve adtehüm ve men saleha min âbêihim ve ezvacihim ve zürriyyetihim. inneke entel azizül hakîm.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Onları ve atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olan (emrine uygun yaşayan)ları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz, mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibi sadece sensin!

Fazileti:

Bu duâ melekler tarafından mü’minler için yapılan duâdır. Çünkü melekler, iman sahiplerinin cehennemden kurtulmaları için duâ ettikleri gibi cennete girmeleri için de duâ eylemişlerdir. İmanlının çoluk çocuklarının da cennete girmesini istemişlerdir. Cennet rahat yeri olduğu için, insan rahat edince ister ki çocukları da rahat etsin. Meleklerin istedikleri cennet, hem analara hem babalara ve hem de onların evlâdlarınadır. Bizler ne mutlu insanlarız ki hakkımızda melekler dahi duâcıdırlar. Fakat bunların imanlı kullara duâ edecekleri yukarıdaki âyet-i kerimeden anlaşılmaktadır. Yoksa boşu boşuna duâya lâyık olmak mümkün değildir. Herşey çalışmaya ve gayrete bağlıdır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbena heb lena min ezvacina ve zürriyyetina gurrete e’yünin vec’alna lilmüttagîne imame

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden gözler(imizin) nuru (olacak iyi insanlar) lütfet ve bizi (fenalıktan) sakınanlara rehber yap.

Fazileti:

Bu duânın da ahlâklı ve olgun mü’minler tarafından yapıldığını Cenab-ı Hak beyan etmektedir. Çünkü onlar yalnız kendilerine duâ etmekle kalmayıp, çoluk çocuklarına ve arkadan gelecek nesillerine hayırlı duâlar ederler. Cenab-ı Hak’tan hem hayırlı âile ve hem de hayırlı evlâd istemişlerdir. Çünkü insanın en sevindiği nokta, çocuğunun iyi yolda olmasını görmesidir. Ayrıca duâlarında helâl lokma istemişlerdir. Helâl lokma “ismi âzamdır” denilmiştir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenasrif anne azebe cehenneme inne azebehe kane ğarame

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzak tut, çünkü onun azabı devamlı bir azaptır.

Fazileti:

Hâlis kulların yaptıkları bir duâdır. Çok zaman bu duayı gece teheccüd namazına kalktıkları zaman yaparlardı. Cehennemin şiddetinden korktukları için ondan Cenab-ı Hakka sığınıyorlardı. Çünkü cehennem en çirkin bir yerdir. Temiz insanlar Allah’ın gazabından korkarlar, cehennemden çekinirler, oraya girmemek ve o çirkin yere düşmemek için ne lâzımsa yapmaya gayret ederler. İşte bu âyetle bildirilen duâ bu hakikati anlatmakta ve insanların nelerden sığınmalarının gerektiğini bildirmektedir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi innî euzü bike en eseleke maleyse lî bihî ilm. Ve illa teğfir lî ve terhamnî ekün minelhâsirîn

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbim! Bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen ziyana uğrayanlardan olurum.

Fazileti:

Bu duâyı Nuh Peygamber yapmıştır. Hakka karşı kusurunu itiraf etmiş ve “Bir daha bu çeşit sığınma yapmayacağım, bilgimin olmadığı şeyi Senden istemiyeceğim.” demiştir. İnsanlar için bu duâ bir derstir. Bilmediğimiz şeyi kurcalamamalıyız ve o yolda dua etmemeliyiz. Çünkü sonu iyi gelmez.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi edhılnî müdhale sıdgın ve ehricnî mührace sıdgın vec’al lî min ledünke sultanen nasira

Türkçe Anlamı:

Yâ Rabbi! (Hicretle gireceğim yere) beni doğruluk (ve hoşnutluk) üzere dahil et. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk (ve hoşnutluk) çıkışıyla çıkar. Bana tarafından yardım edici bir kuvvet (iktidar) ver.

Fazileti:

Bu duâyı Cenab-ı Hak Peygamberimize öğretmiştir. Makam-ı Mahmud’u istemesini tavsiye buyurmuştur. Ayrıca Resûlullah Efendimiz, Mekke’den çıkıp Medine’ye gitmesini ve oraya ulaştırılmasını istemiştir. Burada manalar çeşitlidir. Hangi mana murad olunursa olsun, maksat Hz. Allah’ın, habibinin duâsını kabul buyurmasıdır. İnsan duâsının kabul olunmasını isterse bu duâya devam etmelidir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi inni vehenel azmü minnî veştealerra’sü şeyban  velem ekün bidüâike rabbi şegiyye

Türkçe Anlamı:

Rabbim hakikaten artık benim kemik(lerim) gevşedi/yaşlandım, saçım başım ağardı. Rabbim! Sana dua etmekle hiç bedbaht (ve mahrum) olmadım.

Fazileti:

Bu duâyı Zekeriya aleyhisselâm yapmıştı. Cenab-ı Hakk’ın daima duâsını kabul buyurduğunu belirtmiş oldu. Rabbinden istediği çocuğu yine ümitsiz olmadan istemiş ve Rabbi kendisine istediğini vermiştir. Onun için duâ yapan insan yüreksiz olmamalı ve mutlaka duâsının kabul olunacağına inanmalıdır. Zekeriya aleyhisselâm bu duâsiyle demek istemiştir ki: “Ey Rabbim, sağlam olduğum zaman duâmı reddetmediğinden ötürü; şimdi zayıfım, ihtiyarım fakat yine ümidim var ki duâmı kabul buyuracaksın Allah’ım.”




Türkçe Okunuşu:

Rabbişrahlî sadrî. ve yessir lî emrî. vahlül ugdeten min lisânî. yefgahû gavlî.

Türkçe Anlamı:

Rabbim, benim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır; dilimden de şu düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar

Fazileti:

Bu duâyı Musa aleyhisselâm yapmıştır. Peltek olanların bu duâya devam etmeleri gerekmektedir. Bunda çok hassalar vardır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbenâ etmimlenâ nûrena vağfirlena inneke alâ külli şeyin kadîr.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla ve bizi bağışla, doğrusu sen herşeye kadirsin.

Açıklama:

Bu duâ ehli imanın duasıdır. Nura gark oldukları günde bu duâyı yapacaklar, memnuniyetlerini açıklayacaklar ve son derece sevineceklerdir. Dünyadan kazandıkları amel ışıkları onların önlerinden, arkalarından, sağ ve sol taraflarından görünecektir. Münafıkların ışıkları ise sönecek, onların ışıklarından faydalanmak isteyeceklerdir. Fakat aralarında perde gerilecek, zifiri karanlığın içinde kalacaklardır. Onun için “Kendi lambanı kendi eline al” denilmiştir. Başkasının ışığına güvenen insan sonra karanlıkta kalır. Yani buradaki nurlardan murad, imân ve amelden meydana gelecek olan nurlardır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbena lâ tecalna fitneten lillezîne keferû vağfir lena rabbena inneke entel azizül Hakîm.

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz, bizi o küfredenler için bir fitne (konusu) yap(ıp ezdir)me! Bizi bağışla Rabbimiz. Çünkü sen mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibisin.

Açıklama:

Bu duâyı İbrahim aleyhisselâm yapmıştır. Kendisi fitneden Hakka sığınmıştır. Dua edenlerin duasına cevap vermek ve zayıfları kuvvetlendirmek O’nun kârıdır. “Düşmanlarımıza karşı bizi mağlup etme, bizi fitnelerden ve çeşitli çirkin işlerden uzak eyle” demiştir.

Bu duâyı bizim de sık sık yapmamız ve çeşitli fitne hareketlerinden kaçınmamız gerekmektedir. Nitekim Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Fitne uyuyor, Allah lânet eylesin uyandıranlara, ” demiştir. Cidden fitneden kaçmak ve fitnecilikle uğraşanları uyarmak başlıca görevimiz olmalıdır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi heb lî min ledünke zürriyyeten tayyibeten inneke semiud duâ’

Türkçe Anlamı:

Yâ Rabbi! Bana kendi katından çok temiz bir nesil (çocuk) bahşet. Muhakkak ki sen duayı hakkıyla işitensin.

Fazileti: 

Dua Hz.İbrahim as. duası’dır. Hz İbrahimin nesli ise tüm sünnetli erkeklerdir. Hz.Muhammed s.a.v Sünnetli doğmuştur. Allah bizlere ibrahimin neslinden olmayı nasip etti. Ne Kadar şükretsek azdır. Bu duayı çocuk sahibi olmak isteyenler bol bol okumalıdır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi evzi’nî en eşküra ni’metekelletî en amte aleyye ve alâ valideyye ve en a’mele sâlihan terdahü ve edhılni birahmetike fî ibâdikessalihîn

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbim, bana ve ana babama lütfettiğin nimetine şükretmemi ve (geri kalan ömrüm içinde) Senin razı olacağın iyi (işleri) yapmamı bana ilhâm et. Rahmetinle beni de (cennete) salih kullarının arasına sok.

Fazileti:

Bu duâyı Hz. Süleyman yapmıştır. Karıncanın sözünden güldü ve böylece dua etmeğe başladı. Ona bahşedilen nimetlerin şükrünü ödemek üzere bu duâyı yaptı ve kendisinin iyi kullarla beraber olmasını diledi. Bu ve buna benzeyen duâlar bize tâlim içindir. Yani bizlerin de aynen onların yaptıkları duâları gibi duâ etmemizi istedikleri içindir. Kardeşlerim güzel bir araba veya sizde olmayan bir maddi değeri yüksek bir şey gördüğünüzde bu duayı ediniz. Maşallah BerekAllah La havle vela kuvvete illa billah deyiniz. Şükredilmeyen nimet yer değiştirir. eğer gördüğünüz şeyin sahib şükürsüz biri ise ondan çıkar size gelir.




Türkçe Okunuşu:

Rabbiğfirli ve li valideyye ve limen dehale beytiye mü’minen ve lil mü’minine vel mü’minât. ve lâ tezidiz-zalimine illa tebarâ

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbim, beni, anamı, babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, (kıyamete kadar gelecek) erkek mü’minleri ve kadın mü’minleri Sen yarlığa. Zalimlerin helakinden başka bir şeyini de artırma.

Fazileti:

Bu duâ Nuh aleyhisselâm tarafından yapılmıştır. Burada “Beyt’inden murad, dindir. Denildi. Zarardan korunma bakımından din eve benzer. Nasıl bir kimsenin evi kendisini sıcaktan koruyorsa, bunun gibi bir kimsenin dini de insanı küfürden öylece korur.

Nuh aleyhisselâm ayrıca duâsında zalimlerin azalmasını ve yok olmasını istemiştir. Çünkü onlar kendisini çok bunaltmışlar, ona çeşitli eziyetler yapmışlardır. Mevlâ onun duâsını kabul buyurup hepsini helâk etmiş ve suda boğmuştur. O helâk zamanında aralarında çocuk yoktu. Çünkü helak hadisesinden 40 sene evvelinden başlayarak aralarında bir kısırlaşma sürmüş ve bu arada tek çocuk dünyaya gelmemiştir.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn

Türkçe Anlamı:

Rabbim beni yalnız başına bırakma. Sen vârislerin en hayırlısısın.

Fazileti:

İnsan yalnız başına yaşayamaz, dünyada da âhirette de ünsiyete, arkadaşa muhtaçdır. Bilhassa bu duâ, telkin yapan hocalar tarafından kabrin üzerinde en son okunan duâdır. Cidden yalnızlık çok zordur. Yalnızlık Ancak Allah’a mahsusdur. Mevlâ bizim vücudumuzdaki âzalarımızı bile tek yaratmamış, hepsini çift yaratmıştır. Birbirleriyle yardımlaşsınlar ve kaynaşsınlar diye. Evlenemeyen Kardeşlerimizin en etkili duası budur.

Türkçe Okunuşu:

Rabbena aleyke tevekkelna ve ileyke enebnâ ve ileykelmasîr

Türkçe Anlamı:

Ey Rabbimiz. ancak Sana güvenip dayandık ve yalnız Sana yöneldik. Son dönüş de ancak Sanadır

Fazileti:

Bu duâ Hakka dayanmanın, yüce mağfiretine sığınmanın bir sembolüdür. O’ndan gelip O’na gideceğimizi hatırlatmaktadır. “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn = Biz Allah’tan geldik, yine Allah’a gideceğiz.” âyetinin bir remzidir. Fatiha süresindeki “İyyâke na’büdü ve iyyâke nes’taîn = Ancak Sana ibadet eder ve ancak Senden yardım isteriz” âyetine de benzemektedir. Çünkü bunda da çok büyük sığınma payı vardır. Bu, duaların en büyüğü ve isabetlisidir. insan her namazın her rek’atında bu duâyı içtenlikle yaparsa artık onun sırtı yere gelmez. Yolda kalındığı veya zorda kalındığı zaman 7 tekrar edilir. Hemen Arkasından Hasbiyallahu la ilahe illahu aleyhi tevekkeltü rabbül arşil azim. 7 Defa okunursa Yolda kaldıysanız siz okumayı bitirmeden bir araç yaklaşır. Zorda kaldıysanız siz okumayı bitirmeden birisi yanaşır.

Türkçe Okunuşu:

Rabbi eûzü bike min hemezatişşeyatîni ve eûzü bike en yehdurûn

Türkçe Anlamı:

Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Rabbim, onların huzurumda bulunmalarından Sana sığınırım.

Açıklama:

Bu âyet-i celile ile yapılacak olan duâ çok müessirdir. Bilhassa şeytanlara karşı alınacak manevî çarelerin başında gelmektedir. Yüce Allah, Peygamberimize şeytanlardan sığınmasını bildirmiş ve dolayısiyle kullarının tümüne bunu bir örnek olarak açıklamıştır. Bunun en lüzumlu yeri, yatağa yatarkendir. Bu duâyı bir kaç defa okuyup yatmak şeytanların şerlerinden korunmak için bulunmaz bir ilaçtır. Çünkü şeytanların insan üzerindeki tesirleri âşikârdır. Çeşitli rüyaların görünmesi, korkulu yerlerde dolaştırılması hep şeytanların tesirleriyledir. Abdestli yatmak ve bu duâyı okumak en faydalı sebeplerden birisidir.




Türkçe Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim,
Rabbi neccinî minel gavmizzâlimîn.

Türkçe Anlamı:

Rabbim, beni o zalimler güruhundan kurtar.

Açıklama:

Bu âyetteki duâ zalimlerden kurtulmak içindir, onların şerrinden uzaklaşmak için okunacaktır. Zira Cenab-ı Hak bu düsturu kendisi Kur’an’da bize öğretmiştir. Zalimin zulmü dünyada çok devam etmez. Er geç cezasını çekecektir. Zalime yardım eden de aynen onun gibi ceza çekecektir. “Mazlumun âhı indirir tahtından şahı” denilmiştir. Zulmün çok çeşitleri vardır; erkeğin âilesine, babanın evlâdına, âmirin memuruna, iş sahibinin işçisine zulmetmesi gibi.

Allah kullarına zerre kadar zulmetmez, zulmedenleri de sevmez. Kesinlikle zulmün karşısındadır.

Türkçe Okunuşu:

Bismillahirrahmanirrahim,
Rabbinsur nî alel gavmil müfsidîn.

Türkçe Anlamı:

Yâ Rab, o fesadcılar güruhuna karşı bana nusret et.

Açıklama:

İnsan, bu duâ ile bozgunculara karşı yardım ister. Çünkü bozguncular dünya durdukça duracak, fesadlık yapacak, müslümanları birbirine çatıştıracak. Allah (c.c.) fesat çıkaranları sevmez, inanan kişi fesadlık yapmaz. Yapanları da sevmez. İşte bu âyetteki duâ böyle süflî adamların bozgunculuklarından Hakka sığınmak içindir.

 

KAYNAKLAR

Kaynak 1
Kaynak 1




kaynak 2
kaynak 2
Kaynak 3
Kaynak 3
Kaynak 4
Kaynak 4
Kaynak 5
Kaynak 5
Kaynak 6
Kaynak 6
Kaynak 7
Kaynak 7
Kaynak 8
Kaynak 8
Kaynak 9
Kaynak 9
Kaynak 10
Kaynak 10
Kaynak 11
Kaynak 11
Kaynak 12
Kaynak 12
Kaynak 13
Kaynak 13
Kaynak 14
Kaynak 14




Kaynak 15
Kaynak 15
Kaynak 16
Kaynak 16

Leave a comment

* - Required fields